İstanbul’dan, amatör gözle

Kareyi bulmak için önce durmak gerekir.

Gün batımında İstanbul sahilinde elinde fotoğraf makinesiyle duran, arkadan görünen bir fotoğrafçı.
Kare 01 İstanbul sahili, gün batımı Pozlama +0,0 EV

Telefonu ya da makineyi yeni eline almış birine, bir de yıllardır çekip hâlâ aynı yerde takılan birine yazıyoruz. Işığa nasıl bakılır? Kadraj nereden kesilir? Sokakta kameranın arkasında nasıl rahat durulur? Defterimizde bunların cevabı var.

Karaköy'de dar bir sokakta sıcak ışık huzmesinden geçen, odak dışı bir yaya ile sokak fotoğrafı sahnesi.
Yüzü bulanık, kare yine de tamam.

Kare 02 · Hikâye

Işık dar sokaktan geçerken biz de orada oluruz

Biz bir stüdyo değiliz. Telefonla da çekiyoruz, makineyle de; çoğu zaman yürürken, bazen bir çay bardağının başında. Yanlış kareler çok çıkıyor. Onları da saklıyoruz, çünkü neyin yanlış gittiğini görmek insanı en çabuk toparlıyor.

Bu yüzden defterimiz bir ders kitabı gibi okunmasın istedik. Bir arkadaşın omzunun üstünden ekrana bakmak gibi olsun: bak, ışık şuradan geliyor, şimdi iki adım sağa kay.

Defterin arkasındaki fikri okuyun

Kare 03 · Yazılar

Defterde neler var?

Altı ana başlık, hepsi bir masada ya da bir sokakta denenebilir. Sırayla okumak şart değil; hangisi canınızı sıkıyorsa oradan başlayın.

Pencere kenarındaki masada çay bardağını telefonla çekmeye hazırlanan eller.
Bir bardak, bir pencere, bir telefon.
Ahşap masa üzerinde fotoğraf makinesi, lens, bez, defter ve kahve ile düzenlenmiş sade bir kompozisyon.
Masanın üstü de bir kompozisyon.
3.1

Telefonu cebinden çıkarmadan önce

Merceği silmek, ızgarayı açmak, pozlamayı parmakla kaydırmak. On saniye sürer, kareyi değiştirir.

3.2

Makinenin ekranındaki sayılar

Manuel moda ilk geçişte her şey yabancı gelir. Diyafram, enstantane ve ISO’yu tek bir soruya bağlıyoruz: bu sahnede ne kadar ışık var?

3.3

Pencere kenarı, öğle güneşi, akşam

Aynı bardak üç ayrı saatte üç ayrı nesne olur. Işığın yönünü okumayı oradan öğretiyoruz.

3.4

Kadrajı nereden kesmeli?

Üçler kuralı bir başlangıç, yasa değil. Ne zaman bozacağınızı da yazıyoruz.

3.5

Sokakta utanmadan durmak

Karaköy’de, Kadıköy’de, bir vapur iskelesinde. İnsanlara saygıyla yaklaşmayı konuşuyoruz; gerekirse hiç yaklaşmamayı da.

3.6

Beş dakikalık düzenleme

Kırpmak, parlaklığı azıcık oynatmak, gölgeyi açmak. Filtreye sığınmadan da kare toparlanır.

Altı başlığın ayrıntılarını ayrı sayfada açtık

Kare 04 · Tavır

Burada acele yok, ama oyalanma da yok

01

Aletten önce göz

Hangi makineyi aldığınız bizi pek ilgilendirmiyor. Elinizdeki telefonla nelerin yapılabileceğini önce göstermek istiyoruz.

02

Kötü kareyi de koyarız

Titrek, karanlık, yamuk. Neden olmadığını anlatmak, olanı anlatmaktan çoğu zaman daha öğretici.

03

Kısa kesiyoruz

Bir yazıyı çayınız soğumadan bitirirsiniz.

04

Ödev yok, deneme var

Her yazının sonunda küçük bir iş bırakırız. Bugün bir kapıyı çekin, bir gölgenin yürümesini bekleyin. Yani bir şeyi kendi gözünüzle görün.

Kare 05 · Akış

Bir kare bizde nasıl olgunlaşır

Yazıdan önce hep bir çekim gezisi var. Küçük, sakin, çoğu zaman bir saatten kısa. Siz de aynı sırayı kendi mahallenizde deneyebilirsiniz.

  1. Önce yürürüz

    Makine boyunda ama çantada. Işığın nereye düştüğüne, hangi duvarın parladığına bakarız.

  2. Az çekeriz

    Bir kare, sonra başka bir açıdan bir kare daha. Üçüncüsüne nadiren gerek kalır.

  3. Akşam yan yana koyarız

    Kareleri bilgisayarda alt alta dizer, hangisinin neden tuttuğunu not alırız. Tutmayanın nedeni daha da önemli.

  4. Notu yazıya çeviririz

    Not, yazıya dönüşür; yazı da size küçük bir deneme olarak geri gelir.

Masa başında dizüstü bilgisayarda fotoğraf düzenleyen, yüzü görünmeyen bir kişi ve yanında duran makine.
Akşam masası: kareler yan yana.
Alacakaranlıkta ıslak İstanbul sokağında lamba ışıklarının yansımaları ve şemsiyeli tek bir silüet.

Kare 06 · Yağmur sonrası

Yağmur dinince sokak ikinci kez açılır

Islak zemin lambaları ikiye katlar. Şemsiyeli biri geçerse kare tamamdır. Hava kötü diye makineyi çantada bırakmayın; en iyi ışık çoğu zaman kötü havanın hemen arkasından gelir.

Kare 07 · Sorular

Aklınıza takılanlar

Burada olmayan bir şey varsa aşağıdaki forma yazın; sık gelen sorular bir sonraki yazıya girer.

Makinem yok, yalnızca telefonum var. Yine de okumaya değer mi?

Evet. Yazıların büyük kısmı telefonla da uygulanır. Makineye özel olanların başına bunu açıkça yazıyoruz, boşuna aramayın.

Hangi marka makineyi almalıyım?

Marka ayırmıyoruz. Makineyi değil bakışı anlatıyoruz. Eliniz neye alışıksa onunla başlayın.

Düzenleme için pahalı bir program şart mı?

Hayır. Telefonun kendi düzenleme ekranı çoğu kareye yeter. Bilgisayara geçtiğimiz yazılarda hangi adımın ne işe yaradığını anlatırız; hangi programı kullandığınız ikinci planda kalır.

Çektiğim kareyi size gönderebilir miyim?

Formda dosya yüklemek yok. Kareyi sözle anlatın: ışık nereden geliyordu, saat kaçtı, neyi beğenmediniz? Bazen bu bile yetiyor.

Hep İstanbul’da mı çekiyorsunuz?

Örneklerimiz çoğunlukla buradan çünkü buradayız. Ama ışık nerede olursa olsun aynı kurallarla çalışır.

Kare 08 · Bize ulaşın

Takıldığınız bir kare ya da sorunuz mu var?

Formu doldurun, mesajı biz okuruz. Her soruya tek tek yanıt yazamayabiliriz (şunu baştan söyleyelim), ama sorunuz çoğu zaman bir sonraki yazının konusu olur.

Telefon numarası ya da adres paylaşmıyoruz; ulaşmanın yolu bu form.